Yazı

Güneydoğu Gezisi ve Düşündürdük- leri… (1)
Güneydoğu Gezisi ve Düşündürdük- leri… (1) 

Yaşar Varış

Türkiye Kızılay Derneği Ödemiş şubesinin düzenlediği “Güneydoğu Anadolu Turu”na pek istekli olmamama rağmen sevgili başkanımız Rıfat Boyacıoğlu’nun ısrarı üzerine eşimle birlikte ben de katıldım. İyi ki de katılmışım.

Çünkü buraları daha önce hiç görmemiştim. Bu bölgeler ve bölgede yaşayan insanlar hakkında gerçekten yanlış bilgilere sahipmişim.
Medyanın bize sunduğu bilgilerin oraları gördükten sonra ne kadar yanlış ve yanlı olduğunu gördüm.
Yazılı ve görsel medya insanlara gerçekten çok yanlış bilgiler sunuyor.
Televizyonlardan edindiğimiz bilgilere göre sanıyordum ki bölge terörle yatıp terörle kalkıyor. Sokaklarda can güvenliği yok, Büyük çoğunluk terör örgütü yandaşı. Ülkemizin o bölgeleri elden gitti, gidiyor.
Ama gerçek öyle değilmiş.
18 Mayıstan 23 Mayısa kadar süren ve Mardin-Midyat Hasankeyf-Malabadi Köprüsü-Diyarbakır-Şanlıurfa-Harran- Halfeti- Gaziantep yörelerini içeren gezimizde gördüm ki anlatıldığı gibi bir durum söz konusu değil.
12 PKK lı gencin öldürülmesinden dolayı ilan edilen yas günlerine rastlamasına karşın iddia edildiği gibi dükkânlar kapalı değil. Alış verişler devam ediyor. Özellikle turizm bir hayli gelişmiş. Bölgede tur otobüslerinin biri girip diğeri çıkıyor.
Esnaf gelenlere karşı gayet kibar davranıyor.
Diyarbakır’da Mustafa Kemal’in konakladığı ve şimdi “Gazi Köşkü” diye anılan köşk ve çevresi tıklım tıklım insanlarla dolu.
Bu köşkte Mustafa Kemal Atatürk’e ’e ait özel eşyalardan porselen çay takımı hepimizin dikkatini çekti. çay takımını oluşturan tüm parçaların üzerinde CHP nin altı oklu bayrağı işlenmiş.
Bu görüntüyü kameraya alırken arkadaşlara ”İşte Atamızın CHP’yi ne kadar çok sevdiğinin belgesi” diye takıldım.
Medyanın bize anlattığı terörle yatıp terörle kalkan bir Diyarbakır görmedik.
Hatta bir ara gruptan bazı arkadaşlarımız gece saat 23.00 civarında bir taksiye atlayıp Diyarbakır surlarının içinde bir ciğerci dükkânına meşhur ciğer kebabı yemişler.
Orada Diyarbakırlılarla oturup sohbet etmişler. Geç vakit de otelimize dönmüşler.
Özetle bana; medya bilinçli olarak güneydoğu bölgesinin Türkiye’den koptuğu, kopacağı, çoğunluğun terör örgütü yanındaymış gibi bir izlenim yaratmaya çalışıyor gibi geldi.
Gerçek böyle değil.
Böylece doğuda yaşayan insanlara karşı batılı, batıda oturanlara karşı doğulu vatandaşlarımızı birbirine düşman edip, emperyalist düşüncelerini uygulamaya koymaya çalışıyorlar.
Tamam, 19 Mayıs Bayramında resmi daireler dışında bizim bölgedeki gibi sivil evlerde çok fazla bayrak asılı değildi ama. Bu da doğaldır. Bu bölgedeki bayrak asmalar da zaten doğudaki olayları protesto anlamındadır. Bunu da fazla büyütmemek gerekir.
Genel olarak insanlarımız devletine bağlılar. Konuşmalardan bu açıkça görülüyor.
Devlet bu insanların kimliklerine, kültürlerine, inançlarına saygı gösterdiğinde üniter devlet içinde çok rahat ve kolayca bir arada yaşanabilinir.
Zaten güneydoğuda bu bir arada yaşama kültürü yerleşik durumda. Mardin ve Midyat’a farklı dinlere ve etnik kökenlere mensup insanların, Türk’ün, Kürt’ün, Süryani’nin,Yahudi’nin yüzyıllardan beri bir arada yaşamış olması bunun en güzel örneğidir. Bu durum bir arada barış içinde yaşamamızı daha da kolaylaştıracaktır. Yeter ki yabancı emperyalist güçlerin oyununa gelmeyelim. Oynanan oyunları görelim.25.05.2011


25 Mayıs 2011  16:48:18 - Okuma: (696)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik