Yazı

Seçim Konuşmalarının İçerikleri Üzerine...
Seçim Konuşmalarının İçerikleri Üzerine... 

Etem Kutsigil

Ünlü filozof Bernard Show bir gün, bir arkadaşının vereceği bir “Yaz Gecesi Partisine” davet edilir.

Ev sahibi, partinin daha da eğlenceli geçmesi için, ülkenin en ünlü iki şarkıcısını da davet etmiştir.
Parti mükemmeldir. Neş’e içinde geçmektedir
Partinin sonunda, veda edilirken ev sahibi sorar filozofa;
“Şarkı söyleyen sanatçıları nasıl buldunuz?”
“İkisi de inek gibi böğürdüler.” Diye yanıtlar filozof.
Ev sahibi şaşırır:
“Aman efendim nasıl olur…Bunlar memleketin en değerli sanatçıları.”
“Sevgili kardeşim, biliyorsun ki, ben müzikten hiç anlamam. Bu yüzden onlara sordum.
Birincisi şarkı söylerken, ikinciye ‘Arkadaşınız nasıl şarkı söylüyor?’ dedim.
‘İnek gibi böğürüyor’ dedi.
İkinci şarkıcı şarkı söylerken aynı soruyu birinci sanatçıya sordum. O da;
‘İnek gibi böğürüyor’ dedi.
“Şimdi yıllarını bu sanata vermiş, bu kadar bilgili iki insan yalan mı söylüyor” 
1960’lı yıllarda İzmir’de, Atatürk döneminde milletvekilliği yapmış bir komşumuz vardı,Turgut Türkoğlu.
Fıkra ondandır:
Yıl 1946. Demokrat Parti kurulmuş. Köyün birinde ahali tedirgin.
“Şimdiye kadar bir parti vardı. Ona oyumuzu atar geçerdik. Şimdi Partiler ikileşti. Acap hangisine oy versek…” diye kahvede tartışıyor. Fakat karar veremiyorlar.
Birisi, her köyde bulunan bilgiç insanlardan olan Mehmet amcayı hatırlar.
“Mehmet amcaya soralım. O bir çare bulur, yol gösterir.” Deyince Mehmet amcaya gidip sorunlarını anlatırlar.
Mehmet amca bir tezek istemiş.
Getirmişler.
Mehmet amca tezeği masaya vurup ikiye bölmüş. Cevabı yapıştırmış.
BEĞENDİĞİNİZİ ALIN İKİSİ DE B…”
 
Özellikle iki parti liderinin konuşmalarını, siyasetimizin içine düştüğü seviyesizliği, hatta edepsizliği televizyonlarda her dinleyişimde aklıma hep bu fıkralar geliyor.
Sizce o tezek şimdi kaç parça olmalı?
Eğer bir ülkede “DEVLET MALI DENİZ, YEMEYEN KERİZ” diye bir atasözü varsa, ve halk yüzlerce atasözünün içinde en çok bu atasözünü uygularsa;
Eğer bir ülkede siyasetten anlaşılan şey,
“SEN YÜKÜNÜ TUTTUN ÇEKİL GİT, BİZ DE YÜKÜMÜZÜ TUTALIM”
ise o ülkede seçim olsa ne olur olmasa ne olur…
Derler ki, “Halk kendisine layık yönetimi seçer”. Velev ki edepsizlik halktan kaynaklanıyorsa, Liderler mi onun seviyesine inmeli, yoksa halkı kendi düzeyine mi çıkarmalı…Arkadaşlar, dostlar Siyaset;
 KÜLHANBEYLİK DEĞİLDİR.!
KAYIKÇI KAVGASI DEĞİLDİR.!
“AFFERİN LEN! LAFI AMMA DA KOYDU HAAA!”
HİÇ DEĞİLDİR.!
Bu ne kahramanlık filmi, ne Yılmaz Güney’in filmidir.
TV’lerde seyrettiğimiz, bizi beş yıl seçmeye aday olan kişilerdir.
ONLARIN İYİLERİNİ SEÇERSEK, BEŞ YIL RAHAT HUZUR DOLU BİR YAŞAM SÜRERİZ.
YANLIŞ KİŞİLERİ SEÇERSEK BEŞ YIL DAHA ANAMIZ AĞLAR.
 
 
Ama bence, iktidara geldiğinden beri, önemli bazı görevlere atadığı çapsız adamlar yüzünden “Memleketin her kurumunu adam ediyorum.” deyip canına okuyan AKP artık gitmelidir!
Zira çok zarar verdi ve vermeye devam ediyor.
En büyük zararıysa, “Büyük Ortadoğu Projesi”nde “Faal rol oynuyorum.” diye güzel yurdumuzu paramparça edip, kardeş kavgasına sürüklemesi.
İnanmayan ABD’NİN BOP HARİTALARINA BAKSIN !!!!
Diyeceksiniz ki, “Hiç mi iyi bir şey yapmadı?”
Tabii ki yaptı. Çünkü onları yapmak için iktidara gelmişti ve onlar onun göreviydi…
BİR İKTİDAR YAPTIĞI YANLIŞLARLA DEĞERLENDİRİLİR.!
Yetmiş iki yıllık bir hayat tecrübesinden bir tebliğdir bu.
 Karar sizin.

24 Mayıs 2011  09:26:39 - Okuma: (506)  Yazdır




İstatistik