Yazı

Zalimin Yanında Duran Zulmüne Ortak Olur...
Zalimin Yanında Duran Zulmüne Ortak Olur... 

Hüseyin Taşyakan

Bu başlığı aylar önce de kullanmıştım ve yine kullanma ihtiyacı duymamın yegane sebebi, seçimlere az bir zaman kala halen olanı biteni adeta uyuyan koyunların sessizliğinde izleyenlerin olduğundandır.

         İktidar olduklarından bu yana kendileri ve yandaşları ile ilgili yolsuzluklar ayyuka çıkmışken hesap vermek sorumluluğunu zerre kadar aklından geçirmeyenler, sadece kendilerinden olmadığı için her türlü zulümü reva gördükleri insanların onuruyla ve netice itibariyle hayatlarıyla  oynamayı da ihmal etmemişlerdir. Dikkat edin iktidar olduklarından bu yana yolsuzluk var, sahtekarlık var dedikleri dosyaların çoğundan Alicengiz oyunları ve koskoca bir fiyasko çıkmıştır ki bunların en başında Adana belediye başkanıyla ilgili iddiaları gelir. Aytaç DURAK açılmış onlarca davadan ardısıra aklanarak çıkmıştır ama halen görevine iade edilmemiştir. Zira bu cenahın adalet ölçüsü, dürüst olmak la değil, AKP nin yanında ya da karşısında mı olmakla ilişkilendirilmektedir. Son günlerde de ardısıra yapılan sözde yolsuzluk iddiaları üzerine baskınlarda dikkat ederseniz AKP nin seçimlerde ve son olarak referandumda şamarı yediği yerlerde yapılmıştır. İzmir Büyük şehir Belediyesi, Kuşadası belediyesi ve en nihayet ilçemiz Selçuk belediyesi.
 
         Seçime az bir zaman kala yapılan bu operasyonların, bölge halkının kafasında şüphe, nefret ve nihayetinde de (8 yıldır yaptıkları gibi) kendilerinden ötürü korku yaratmak olduğunu  çocuklar bile anlayabiliyorken; koca koca adamların çamur at izi kalsın pervasızlığından dahi medet ummaya çalışması ülkemizin hiç bir tarihte şahit olmadığı kadar yüzsüzlük noktasındadır. Bu kadar heyecan ve telaşla sözde vazifelerini yerine getirenler, acaba Kayseri' deki yolsuzlukla ilgili hangi bir arpa boyluk vazifelerini yerine getirmiştir diye sormakta bizim boynumuzun borcudur. 
 
         Recep Tayyip Erdoğan' ın hakkındaki iddialarla ilgili yargı karşısına çıkmasından, meşhur 2 trilyon davasıyla ilgili hayatta kalanların kendi vicdani sorumluluklarıyla gidip hesap  vermesinden, Almanya kanadındaki suçluların kısa zamanda yargılanıp cezalandırıldığı Deniz Feneri yolsuzluğunda Türkiye' deki sorumlularının, üzerine yattıkları 17 Milyon Euro' nun hesabını vermesinden ve ulusal varlıklarımızın özelleştirme adı altında peşkeş zihniyetiyle satılmasından ötürü bu iktidarın hesap vermesinden vazgeçtik ancak, ayrıntılarını Emin ÇÖLAŞAN' ın 05 Mayıs 2011 Perşembe tarihli  SÖZCÜ gazetesindeki köşesinde bulacağınız  4 Trilyonluk yolsuzluğun bakanlık müfettişlerince rapor edilmesi noktasında Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ' ın aşağıda okuyacağınız talimatıyla görevden alınıp yerine başkasının görevlendirilmesini isteyen talimatını hangi Allah korkusu ve hangi ahlaka sığdırabiliriz? '' Van ili Sağlık kurumlarınca yapılan ihalelerle ilgili olarak Bakanlığımız müfettişleri Ali Keskin ve Birol Taşdemir tarafından düzenlenen raporların ve suç duyurusu raporunun İVEDİLİKLE durdurulması, konunun başka müfettişler tarafından inceleme ve soruşturmasının yapılmasını ÖNEMLE rica ederim. Recep Akdağ/Bakan'' Ayrıca bu raporda adı geçen Baş hekim Dr. Öztekin Çıkman' ın önümüzdeki seçimler için, bu günlere denk gelen bir dönemde AKP aday adayı olarak bilboardlarda afişlerde tanıtılmasını manidar bulmayacak tek bir vicdan sahibi vatandaşımız olabilir mi?
 
         Seçim sathımailine girdiğimiz şu dönemde ülkenin durumu bundan ibaret işte ! Bir yanda çaldığı çırptığı yanına kar kalıp, dilinden Allah ve peygamberi düşürmeyen iktidarca korunup kollananlar; diğer yanda sadece işini yaptığı ve bunun yanında ülkesini bayrağını atasını sevdiği için yine aynı iktidardan zulüm görenler ve suçsuz yere hapishanelerde amiyane tabiriyle ÇÜRÜMEYE terkedilenler.
 
         Duygu sömürüsü yapmayı iyi bilen AKP Kastamonu mitinginin ardından konvoya yapılan saldırı ile buradan dahi rant çıkarmanın gereği olarak RTE nın ağzıyla bu sömürüye devam etmiş, meşhur KEFEN edebiyatını tekrarlamıştır. Referandumdan sonra yargıyı da büyük oranda ele geçiren AKP nin artık SÖZDE MADUR u oynayacağı silahı kalmayınca bu yola başvurmasını zaten yadırgamıyoruz ancak; mademki canınıza zerre kadar değer vermeyecek ölçüde vatan, millet ve hizmet aşkıyla dolusunuz yandaş ve yanaşmanız gazetelerin iftiralarına bakıp bir kuru canınız için bu devletin kozmik odalarına neden girdiniz diye sormak ta yine boynumuzun borcudur !
 
         Seçim öncesi bu son köşe yazımda söyleyeceklerim bunkardan ibaret sevgili okurlar. Bu son paragrafta da sözü uzatmanın gereği olmadığını düşünerek sadece şu son ifadeyi kullanmayı doğru buluyorum. '' 12 HAZİRAN' DA SANDIĞA GİDERKEN, VİCDANINIZI EVDE UNUTMAYIN...! ''


5 Mayıs 2011  15:27:23 - Okuma: (366)  Yazdır




İstatistik