Yazı

Ben Büyüyünce Misafir Olucam
Ben Büyüyünce Misafir Olucam 

Sevgi Melek

Her şey evde misafire alınır, ben bunu annemde, anneannemde ve babaannemde görmüştüm ilk önceleri.

Büyüdükçe de çevremdeki ev hanımlarından. Böyle bir potansiyel olamaz evde ne alınırsa misafire diye alınıyor. Annem kendine pijama almaz ne gerek var diye, ama bir gün misafir gelir ve giyecek getirmezse diye ona pijama alıyor. O denli bir potansiyele sahip. Sadece benim annem değil o yüzden mutluyum, annemin sağlığından şüphelenmemi gerektirecek bir şey o yüzden yok. J
         Eve misafirler için alınan sadece pijama olsa yine iyi, bunun çerezi var, şekeri var, eti var, fazladan kahvaltıya konması için reçeli var o değil birde çerezliği şekerliği var. Bunları asla ev üyeleri yemez çoğunlukla ev halkının bunların varlığından haberleri bile olmaz çünkü onlar bir gün gelecek olan misafirler için özel olarak alınmış ve ev üyelerinin bulamaması için evin güvenli yerlerine muhafaza edilmişlerdir. Bunların varlığı ancak o geleceği beklenilen misafir geldiğinde ortaya çıkar ve bunu gören bütün ev halkı şaşırır. ‘eeeıııımmmhhhh Ayşe bu kıymayı ne zaman aldıydık ben hatırlamıyorum da’ , ‘amaaaannn bey buzluğun köşesinde azıcık varımışta onu kavuru verdiydimdi misafirlere aç gelmişlerdir yoldan geldiler yesinler deyin’, diye ufakta o yemek masasında bu konuşmalar geçer.
         Hadi bunlar yine iyi, bazen öyle şeyler var ki o misafirlere alınan lükslükteki eşyalar bile ev halkının görmediği lükslüktedir nasıl kullanıldığını bilmeyenler çıkabilir. Ev halkı kendi görmemiş o rahtlığı ama misafirlere gösteriyor. İşte bunların hepsi dişi kuşun potansiyelidir. ‘olsun bey biz onlara gittik mi de onlarda bize böyle yaparlar’ , nerdeee biz bir yere mi gidebiliyoruz, bize gelenlerden dışarı çıkılmaz ki adamlar rahatı bulmuş bende olsam, bana da ev halkından ayrı eşyalar yemekler ve giyecekler alınsa bir yerde bende o evde misafir olmaktan mutluluk duyar ve hiç çıkmazdım. Bir evde ömür boyu misafir olabilirim. J
         Misafirlere özel yastık (evdekiler silikonlu kullanırken misafirlere yeni dövülmüş tel tel olmuş yün doldurma yastık verilir), yorgan, nevresim takımı (renk renk), onlara açılmamış çorap, binimum daha paketinden çıkmamış iç çamaşırı, ev terliği… Böyle işi büyütenler var. Evde onların saklandığı yeri bulabildin mi köşeyi döndün demektir. Çünkü daha paketinden açılmamış ve satılmaya hazır bekleniyorlardır.
         Ben annemin seneler önce böyle aldığını ve o gelecek misafirin hala gelmediğini ve o eşyaların küflendiğini bilirim. Onları kendileri giyse onum yok bunum yok diye asla söylenmezler.
EV GÖRMESİ
         Bir de böyle bir şey var. J Ev görmesi nedir hem merak etmişimdir. Geçenlerde annem ev görmesine gidiyor bende arkasına takıldım bıraktım işi gücü okulu gittim, inatçıyım o evi görecem! Gittik annemin arkadaşının evi ve bizden başka yaklaşık bir 9 kadın daha gelmiş. Yada nasıl denir 9 ayrı ev dişi kuşu mu ne. Herkes salonda, pardon salonda da değil o gelecek olan misafirler için ayrıca yapılmış ve hiçbir zaman ev halkının kullanamadığı misafir odasında herkes oturmuş örgüleri de ellerinde (hem ev görürüm hem de örgümü yaparım edasıyla) oturmuşlar. Bir gün gelecek olan misafirler gelmişler ve onlara özel alınmış olan ev terlikleri bir bir kapıdan misafir odasına geçene kadar yol boyunca dizilmiş olan terliklerle ilerlerler.
         Ben bu sırada tabi eve bakıyorum hani ev görmesine gelmişiz ya o ev bu evse görecem. İçeri oturduk herkesin elinde torbalar. Ben sanıyorum içlerinde hepsinin örgü var. Nerde (!), hepsinin içinde hediye var. Evin sahibi herkese çay ve yanında ikramlar getirdi. Tek tek kaldırdı herkes, bir evin odalarını dolaştırdı işte ev görmesi o an onlar o tek tek dolaşanlar evi görüyor. Sıra bize geldi bende annemle birlikte kalktım annem her ne kadar otur sen çayını iç desene kalktım evi bende görecem o kadar okulu asıp gelmişiz görecek elleme! Sanki bir hafta önceden gelecek olan misafirler için temizlenmiş gibi duran evin bütün odalarını tek tek gördük ben annemden olağan soruları bekliyorum. Hani evi gördük soruları yok mu?
         Anneme bırakmadan işi ben giriştim: ‘bu eve kaç ton çimento gitti?’ ‘bu ev için ne kadar demir harcadınız?’ ‘tuğla?’ ‘harcı filan?’… yok ses çıkmıyor. ‘yok bu işe başlayacağımdan değil de evi gördük sorularını soruyorum ben evi ne diye görelim yoksa alıcı değil miyiz?’ annem ve ev sahibi şokta. Bende öyle. Annem benim bir şekilde çenemi kapattırıp oturtturdu. O ellerinde tutulan hediyeleri de ev sahibine verdiler ben hala şoktayım şoktan şoka giriyorum. Kadın o 9 ayrı evin sahibi dişi kuşlardan 9 ayrı hediye aldı hepside ev eşyası. Kadın ne diye evine eşya aldı ki baksana biz alıyoruz.
         Yaşadıklarım facia silsilesinde bir şeylerdi. Şokunu atlattım diyemem ama neyse ya bilemiyorum… ama bir şeyden eminim, ben büyüyünce ya hep bir gün geleceğine inanılan misafir olacağım ya da ev görmesine gidilen dişi kuş.


1 Mayıs 2011  18:10:34 - Okuma: (700)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik