Yazı

Eşek ve Tabela
Eşek ve Tabela 

Özgür Aydoğan

Sıradan bir gün

St Jean yokuşunda sıradan bir gündü. Polisin bir süre ayrılmasını fırsat bilen sorumsuz şoförlerin sağlı sollu park ettikleri araçlar nedeniyle otobüsler bir ileri bir geri yaparken içindeki turistler korkulu gözlerle etrafa bakıyor, kemerlerin arkasındaki alkol severler turistleri rahatsız ediyor, yoldan geçen birkaç fotoğrafçı orta yerdeki iki çöp konteynırını göstermeden leylek ve kemerlerini çekmeye çalışıyor, hanutçular, ayakkabı boyacıları, kavalcılar ve dilenciler turist guruplarını taciz ediyordu.
 
Arkeolojik eşek
Fakat su kemerlerinin hemen dibine bağlanmış bir eşek günün sıradanlığını bozuyordu. Eşek tam anlamı ile yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuştu. Seven mi dersiniz fotoğraf çekilen mi dersiniz uzaktan bakıp gülümseyen mi dersiniz. Çok ilginç ama eşek Selçuk turizmine hizmet ediyordu. Umarım bu eşek hep orda kalır diye düşündüm çünkü hiç bir şey yapmadan, hizmet vermeden bir satıp on oturma mantığıyla ticaret yapıp her şeyi tüketip sonrada “Selçuk bitti belediye uyuyor mu, bize zart sahası yapın zurt sahası yapın, oradan para gelsin buradan para gelsin” diyenlerdense bu eşek ilçemize daha çok faydalıydı.
 
Sonra bir tabela geldi
Eşeğin varlığına henüz alışmıştım ki bir kamyonetin yanaştığını ve su kemerlerinin dibine bir tabela monte edildiğini gördüm. Yakından incelediğimde şaşkınlıkla gördüm ki yıllardır özlemle beklediğimiz tabela gelmişti. Senelerdir su kemerlerine bön bön bakıp fotoğraf çekip devam ederdik fakat artık yerli ve yabancıların birkaç satır da olsa bilgi edinebileceği bir tabela vardı ne mutlu. Tabelada su kemerlerinin eski fotoğrafları ve nereye uzandığını gösteren bir çizimde var. Çizimde ve yazıda su kemerlerinin tren istasyonuna kadar gittiği yazılmış. Bu hatalı bir bilgi çünkü istasyonun diğer tarafına yani demir yolunun üstüne doğru kemerler devam ediyor. Avusturyalıların bu küçük hatasını görmezsek tabela konulması oldukça iyi oldu. Tabelanın başında sürekli üç beş turist oluyor buda yapılanın yerinde olduğunu ve önemli bir ihtiyacın giderildiğini gösteriyor. Darısı başta Selçuklu ve Türk eserleri olmak üzere bütün arkeolojik eserlerinin başına diyorum.
 
Sonuç
Sonuca gelirsek oy toplamak için ikinci katta gösterdiğiniz yapmacık çabayı genelde de gösteriniz. Yukarıda saydığım aksaklıklar konusunda görev yapmayan kurum ve kuruluşlar belli. Para toplarken “şahan” olan, gezerken kasım kasım kasılan ama görevini yapmaya gelince binbir türlü bahane bulanlar belli. Bizi kapılarda süründürenler, fırça atıp yollayanlar yetti gari. Hadi kalkın da biraz iş yapalım. Bu ülke bizim biz yapmazsak hiçbir şey kendiliğinden olmaz. Anlattıklarımı hala anlamayan varsa daha kolay anlaşılması için ulu önderimizin sözüyle bitirmek istiyorum; “Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” M. K. Atatürk
 
Yazı ve Fotoğraf: Özgür Aydoğan


29 Nisan 2011  19:17:09 - Okuma: (766)  Yazdır




İstatistik