Yazı

Kendiniz Heba Oldunuz, Çocuklarınızı Kurtarın..!
Kendiniz Heba Oldunuz, Çocuklarınızı Kurtarın..! 

Hüseyin Taşyakan

Bu sözümüz elbetteki, başından beri AKP cenahının gerçek niyetini ve iktidar gücünü hangi maksatla kullanacağını bilen ve her fırsatta etrafını AKP'nin bu ülke için bir tehlike ihtiva ettiğini anlatmaya çalışanlara değil muhakkak.

   Önce bir deneyelim bakalım cinsinden tombala zihniyetiyle bunları iktidara getirip, sonra da ağır ama emin adımlarla rejimi değiştirmeye yönelik tüm AKP icraatlarını adam sendecilikle izleyerek ve de bana dokunmayan yılan bin yaşasın aymazlığıyla Türkiye' nin koskoca bir 8 yılını kaybetmesine sebep olanlaradır sözümüz. Onlar ki; Cumhuriyetin kuruluşundan 2002 ye kadar olan dönemde bu ülke için ne zenginlikler yaratılmış, ne muazzam eserler ortaya konmuşsa, sadece 8 yılda bunların çatır çatır üç otuz paraya ele güne satılıp peşkeş çekilmesini, AKP cüruhunun yalanlarına da kanarak hizmet saymış ve bununla da kalmayıp; AKP iktidarını Cumhuriyet tarihinin en verimli hükümeti diye yağlayıp şakşakçılık edenlerede biad etmiştir.

    Başlıktaki ifademiz 8 yıl boyunca, sadece kendi çevresini aile efradını ve yandaşlarını kalkındıracak verimliliği gösteren ama asıl hizmet etmesi gereken halkını bu zaman içinde daha da yoksullaştırıp açlığa sefalete ittiği gibi o na zulmeden ve kökenine baktığınızda yobaz bir zihniyetten doğmuş AKP felakeketini görmeyen, görmek istemeyen at gözlüğüyle dolaşmakta olanlaradır.
 
    Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlementosunda kendisine sorulanları yanıtlamak yerine işkembe_i kübradan uydurduklarıyla bağıra çağıra konuşan AKP liderinin psikolojik durumu dahi bu ülkede bir yığın insanın kendisi tarafından aldatıldığının somut örneğidir. Ama yanaşma basının liboş yazarları oradaki durumu da RTE nin dünyaya posta koyması diye yansıtması, ülkemizde masal dinlemeye elverişli ne kadar çok insanın olduğunun da ispatıdır. Oysa aklı selim olan herkes bilir ki; AKP iktidarı AB nin kendisinden istediği akıl almaz vicdan kaldırmaz tüm değişiklik ve düzenlemeleri yapmasına rağmen yine aynı cevabı almıştır, ''Üyeliğiniz bir başka bahara kaldı'' . İşte RTE yi sinirlendiren ve Necati DOĞRU ağabeyimizin de köşesinde nüktedan bir söylemle tarif ettiği gibi AP toplantısında konuşurken ''havayı yumruklatan'' nedenlerden biri budur, bir diğeri ise üyesi olduğumuz OECD' nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkemizle ilgili açıkladığı raporlardır. Israrla AKP masallarını ayak üstü uyuyarak dinleyip şak şak tutanların aksine bakın ne diyor bu raporlar ve gerçek rakamlar.
 
    Gelir dağılımı en bozuk ülkeler sıralamasında 3. sıradayız..!  Ülkemizde her 100 kişiden 44'ü çalışıyor veya iş arıyorken,66'sı onlardan geçiniyor..! Rekora yakın derecede işsizlik rakamları 14.3' e kadar çıktı..! Halkın %17 sinin yoksul olması nedeniyle OECD' de yoksulluk 3' sü olduk..! Başka ülkelerde çocuk başı 8070 dolar ayrılmaktayken, Türkiye' de bu rakam 1246 dolar..! (Tabii o ülkelerde en az 3 çocuk yapın diyecek kadar mantıksız konuşan bir başbakan da yok..!) Yine bununla ilgili olarak, OECD' de binde 4.6 olan bebek ölümleri Türkiye' de üç katını da aşarak binde 17. (Tabii siz devlet yönetmekten ve devlet adamlığından bihaber RTE  yi dinleyip en az 3 çocuk yapın da ne olursa olsun, ölen ölür kalan sağlar sizindir (!).
 
    Recep Tayyip' ten dinlediğiniz onca masalın aksine, şu kapkara tablo bile bu ülkenin bir an önce AKP felaketinden kurtulması gerektiğini işaret ederki; at gözlüğüyle dolaşanların farkında olmadığı felaket bununla da sınırlı değil. Geldikleri ilk günden bu yana bu ülkede insanları ve kurumları birbirine düşürüp, hayal ettikleri ve de Pansilvanya' daki ağlamaktan başka marifeti olmayan şahsın da özellikle arzuladığı ortamı yaratmak için herşeyi yapmışlardır. 2 karış bez üzerinden politikalar üretme çabaları ve bu yolla insanlarımızın inaçlarını sömürüp kullanmaları da sadece buı maksatladır. Son günlerde ülke genelinde gençlerin sokağa dökülmesine neden olan YGS deki şifre rezaletinde bile Fethullahçı zihniyetin biryerlere yerleştirilmesi hatta iddiaya göre Harp Okullarını ele geçirme çabası olduğu da söylenmektedir ki; bu noktada bırakın ÖYSM başkanını, Bakanın ve hatta bu hükümetin halen koltuğunda oturuyor olması bile utanç vericidir. Daha önce saygıda sevgide kusur etmeden birbiriyle sarmaş dolaş yaşayan örtülüsü, açığı ibadet edeni veya etmeyeni ya da ettiğini göstermeyeni. Bu ülkenin her kurum ve makamına girebilen çıkabilen lazı çerkezi kürdü bir mozaik içinde barış ve sevgiyle yaşarken, bu hazretler sayesinde birbiri için ağır ithamlar kullanan ve bilfiil çatışan topluluklar haline gelmiştir. Türkiye' de geçmiş hükümetlerin yoğun çaba ve hizmetleri sayesinde bir dönem polisine soğuk duran halk onunla tekrar barıştırılıp, bağrına basması sağlanmışken; RTE' nin eleştiri ve muhalefet kaldırmaz tavrının yarattığı faşizan zihniyet sayesinde şimdi hem halk tekrar polisine mesafe koymuş hem de ekmeğinin derdinde olan polis, içinden çıktığı halkını sürekli tartaklayan, döven yerlerde sürükleyen bir emir eri durumuna sokulmuştur. Recep Tayyip Erdoğan' ın bir türlü vazgeçemediği bağıra çağıra konuşmaları esip gürlemeleri  sokaktaki işçiye, emeklisine, memuruna, öğrencisine dayak olarak dönmüştür sizin anlayacağınız.  
 
   Bütün bunların yanında kendileri için hükümetten adımlar atmasını bekleyen kadınlarımız içinde büyük bir kayıptır bu 8 yıl. Türkiye' nin dünyaya karşı en utanç verici yüzünü oluşturan kadına uygulanan şiddet için tek bir adım atmayan AKP zihniyetine kadınlarımızn da gereken cevabı sandık önlerine gelince vereceğini düşünüyorum. Kendileri ile ilgili kaygılandıkları yasaları jet hızıyla meclisten geçirip ülkenin yargısını dahi ele geçirecek kadar marifet gösteren hükümet, söz konusu kadınlara uygulanan şiddetle ilgili yasayı çıkarmak olunca görüşmeye dahi gerek görmeden meclisi tatil etmiştir. Başını ülkemizin aydın ve Cumhuriyetçi yazarlarımızdan Ruhat MENGİ' nin çektiği meclis önündeki zincirli protostolar artık kadınımızın da bu aymazlığa sessiz kalmayacağının bir işaretidir.
 
    Başta da söylediğim gibi, sözüm AKP cenahının ciğerini bilen, asıl maksadının ne olduğunu kavrayanlara değil, 8 yıldır anlattıkları ve yanaşma takımına da şakşaklatarak manşet ettikleri masallara inananlaradır. Kendi ömrünüzden bu yalanların peşinde tam 8 yılı heba ettiniz,kendiniz, aileniz ve bu ülke için zerre kadar hizmet gördüğünüzü iddia edemezsiniz. Yapılana sadece ülkedeki değerlerin satılması, bu arada geçmişten gelen kuyruk acısıyla rejimin altının oyulması ve bu sırada eş dost ve akrabanın gemicikleriyle debiderya da saltanat sahibi olmasıdır. Etrafınıza bir bakın, gençler sokakta, kadını nasıl bir emta olarak gördüklerini ispata açık son marifetleriyle de şimdi yavaş yavaş kadınlar da sokakta. Bu güne kadar uyudunuz ya da aldatılıp 3-5 torba kömür pirinç ve bulgurla sömürüldünüz. Şimdi yapmanız gereken en doğru şey, sokağa dökülmüş geçler kadar cesur olup, hakları yıllaardır gaspedilen kadınlar kadar isyan edip seçiminizi, birilerinin hedeflerine yaklaşması için değil; bu ülkenin refahı, aydınlık geleceği ve her şeyden önemlisi Türkiye Cumhuriyeti' nin istikbali için yapmanızdır. Sözün kısası, kendi ömrümüzden koca bir 8 yıl gitti, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ KURTARALIM...!!


17 Nisan 2011  14:58:03 - Okuma: (380)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik