Yazı

Sömürgeciliğin ve Emperyalizmin Çirkin Yüzü
Sömürgeciliğin ve Emperyalizmin Çirkin Yüzü 

Etem Kutsigil

AKP Hükümetinin akılla, bilimle inatlaşıp meydan okurcasına yaptığı icraatları gördükçe ruh sağlığımı bozmamak için, Şubat’tan beri bir satır bile yazmadım.

Ne var ki, Arap devletlerinde meydana gelen siyasal olaylar, bu yazıyı yazmama sebep oldu.
Bilirsiniz dünyada sömürgecilik, Yeniçağın başlarında coğrafî keşiflerle büyük bir ivme kazandı. Bu dönemde denizcilikte ve silah yapımında gelişmiş ülkeler, dünyanın her kıtasında, insanlığa yakışmayan eziyetlerle, ilkel toplulukların doğal zenginliklerine el koydular, işkencelerle kendilerine köle yaptılar. Bugün burnu havada, kendisini beğenmiş Avrupa ülkeleri,daha sonra ABD bu günkü gelişmişliklerini bu zavallı ülkelere borçludurlar.   
20. Yüzyılın başlarına kadar ezilen bu topluluklar, Türk İstiklâl Savaşımızdan da esinlenen Fas, Cezayir Tunus, Hindistan-Pakistan başta olmak üzere pek çok sömürge, “Bağımsızlık Savaşları”na başlayınca   papuçun pahalı olacağını gören sömürenler çark ettiler ve onların bağımsızlıklarını tanıdılar. Fakat ya toplumları “Ekonomik İşbirliği”, “Milletler Topluluğu” gibi anlaşmalarla ve/veya içlerine soktukları kendi adamlarını işbaşına getirerek, sömürmeye devam ettiler. Birçok ülkede hâlâ da sömürüyorlar…
20. Yüzyılın ikinci yarısında bu tip bağımlılığa karşı “GO HOME” direnişleri başladı. Yeni bir isim bulmak gerekti sömürgeciliğe. Sömürgeciliğin adını, “İkili Ticari Anlaşmalar”, “Global Dış Siyaset ve Global Ekonomi” koydular.
21. Yüzyılda “DEMOKRASİ GETİRMEK” oldu sömürgeciliğin adı. Nükleer enerji ve atom bombası yapmaya karşı mücadele için, Irak’a, terör ve uyuşturucuyla mücadele adına Afganistan’a girildi. O ülkelerin antidemokratik süreç içinde 40-50 yılda öldürülecek insanlarını, 10 yılda vahşice öldürdüler.
Ne Irak’ta atom bombası bulundu, ne Afganistan’da Bin Ladin… “Pardon yanlış istihbarat” denildi.
Ne var ki aklı başında dünya kamuoyu, bu oyunu fark ediyor ve meydanlarda gençlerin protestoları yükseliyordu.
Yöntem değiştirdi bu defa SÖMÜRGECİ, “İti, ite kırdırma” yöntemini uyguladı. 20-30 yıl uyuyan halk ne hikmetse, kendisini yönetenlerin “DİKTATÖR OLDUKLARINI” ancak fark ettiler ve isyan ettiler.
Aslında Arap Devletlerini yıllarca yöneten kişilerin (Diktatörlerin!) son kullanma tarihi gelmişti. Deliğe süpürülmeleri gerekiyor ve bir bahane aranıyordu.
Direnişçiler desteklendi.
Tunus Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali kaçtı, Mısır Cumhurbaşkanı Mübarek istifa etti, gitti. Demokrat ordular (!) yönetime el koydu.
Kaddafi ise direnişi seçti. Zaten akıllı sayılmazdı, kendi yurttaşlarını öldürtmeye başladı.
Birleşmiş Milletler çok üzüldü (!) bu akan kana. Libya’ya “Müdahale kararı” verdi. Fransa son haberlere göre -yelken kürek- ezilen Libya haklının Kaddafi’ye karşı olan kuvvetlerini desteklemek için, uçak harekâtı başlattı. İleriki günlerde kara harekâtı da başlatabilir.
Zira orada P E T R O LLLLL VAR!.
Hikâyenin sonu Amerika Irak’a demokrasi götürdü, Fransa da Libya’ya…
Kabaca ne derler…Yersen.
Not; Pek yakında… Nükleer tehlike ile Doğal gaz patlamasını karşılaştıracağız. Pek yakında…


20 Mart 2011  01:21:45 - Okuma: (492)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik