Yazı

“SOLCULUK NE ALEMDE” diyen yazar ve gazetecimize
“SOLCULUK NE ALEMDE” diyen yazar ve gazetecimize 

Hüseyin Gül

Gazeteci ve yazar Sayın Deniz Doğan Artemis haber sitesinde “Solculuk Ne Âlemde” diye hafiften alaylı bir başlık altındaki, 21.02.2011 tarihli yazısında, Ülkemiz deki sol partilere (C.H.P. yi sosyal demokrat olarak görmemiş olacak) İşçi Partisi,.Emeğin Partisi, Ö.D.P. ve daha hangi sol partiler varsa onları da hesaba katarak vermiş veriştirmiş.

               Gazetecinin bir bayan olmasını elbette takdir ederim ve saygı duyarım. Ancak kendisinin, ezilenlerin, en başta bayanların yanında olması gerektiğini düşünürüm.
               Aynı sitede yazıyor olmasaydık o yazıyı okumamış da olabilirdim. O zaman, solu savunmak belki de bana düşmezdi. Ayrıca, kim olursa olsun, kişisel boyutta ağız dalaşına girmeyi de kesinlikle yakışıksız bulurum. Sol düşünce benim kimliğimdir ve onun arkasında durmayı şahsım ve toplumsallık adına elbette öncelikli sayarım.
                Sayın Deniz Doğan’ın yazısına, eleştirmek adına açıklık getirmeye çalışacağım.
                Sosyalizm, Deniz Hanımın dediği gibi kapitalizmdeki işçi ve memurların asgari ücretlerine bir tepkiden doğmamıştır. Çok daha binlerce yıl öncesindeki ilkel komünal toplumlar, ortak üretim ve tüketim yapılan sınıfsız toplumlardır. Ondan sonra köleci toplum, feodal toplum ve kapitalizme geçilmiştir.
                Ayrıca Nazım Hikmet’in, Dünya’nın ilk sosyalisti dediği Şeyh Bedrettin sınıfsız bir toplum yaratmaya çalışan bir Türk insanıdır..
                Kapitalizm ve sosyalizmin faizcilik temelinde birleştiğini söylemekle neyi kastettiğini ise hiç anlamış değilim. Açıkçası sosyalizmi, bilimsel anlamda yorumlayabilecek kadar yeterli olmadığını düşünüyorum. Eleştiri doğru ve sağlam temele dayanarak yapılmalıdır.
                Şöyle diyor Sayın Doğan; sol partilermiş, emekçilermiş, ideolojik anlamda eksiklermiş, sonradan ulusalcı olmuşlar ve işçiler kimlere oy vermişler, kimlere vermemişler. . . Marksist’miş, Leninist’miş daha birçok konularda, o kadar çok çelişki içine düşmüş ki, belki tartışmaya değmez diyebiliriz ama ne yazık ki bazı konulara da değinmeden geçemeyeceğiz.
                 Hiç kimsenin düşüncelerini ve duygularını tahrik ederek kışkırtmak doğru ve ahlaki değildir. Elbette bundan kaçınacağım.
                 Sayın Yazarımız; “Rus kadınları ve kızlarının Yurdumuza ve başka ülkelere gitmesinin başlangıç nedeni ekonomik çöküntü olsa da bunun tetikleyicisi de aile kavramının komünizm tarafından çökertilmesidir. İNSANİ BİR DUYGU OLAN UTANMA DUYGUSU, AHLAK YOK EDİLMİŞTİR.” Diyor, böyle yazmış.
                Biz ne diyoruz; sosyalizm toplumsal bir evrimin sonucudur. Bunu hesaba katmadan sosyalizmi karalamak çok büyük bir haksızlık ve bize göre çok yanlış bir yöntemdir.
                Rusya’da ve hatta Dünya’da ne kominizim ne de sosyalizm olmadı, açıkçası hiç gerçekleşmedi. Emperyalizmin ne pahasına olursa olsun her türlü engeli akıl almaz oyunlarıyla sosyalizmin önüne koymuştur. Ama nafile olduğu sonunda görülecektir.
                Ve şimdi sormak istiyoruz;
                Ülkemizin her ilinde ve büyük ilçelerimizin hemen tümünde kadınları pazarlayan, ticari metaa olarak kullanan ve yasalarla kurumsallaşmış genel evleri sosyalizm mi getirdi.
                On üçünde kız çocuklarını altmışlık dedelere başlık parasıyla satan babalar nasıl bir ailedendir acaba?  Dört karılı, on, on beş çocuklu birlikteliğe ve çağ dışı anlayışa mı aile diyeceğiz ve tüm pislikleri sosyalizm mi getirdi Ülkemize?
                 Sevgilisini testereyle doğrayıp çöpe atan zengin, züppe, sapık gençler, hangi ailelerden çıkıyor ve bu aile anlayışını topluma hangi sistem getirdi acaba?
                 Tüm bunları yaşayan kapitalist sistemin insanlarında ahlak varmış da sosyalizm alıp götürmüş sanki.
                 Ne yazık ki toplumsal adet ve gelenekler, yasalar, dinsel saptırmalarla çalışan mevcut sistem en çok da kadınlarımızı baskı altına almaktadır.
                 Kadınlarımızın yanında olmak senin görevin olmalıdır. Ne var ki, kapitalizmin ve emperyalizmin oyununa alet olmayalım Sayın Deniz Doğan.
 
Hüseyin Gül
Candostugul@hotmail.com

26 Şubat 2011  00:45:21 - Okuma: (929)  Yazdır




İstatistik