Yazı

Ne Kuldan Utanır, Ne Allah'tan Korkar...
Ne Kuldan Utanır, Ne Allah'tan Korkar... 

Hüseyin Taşyakan

Evet sevgili dostlarım, şu son 8 yıldır şahid olduk ki; yalakalık öyle sadece sözlük anlamında göründüğü kadarıyla kolayca geçiştirilecek basit bir kalitesizlik ve onursuzluk sorun değildir.

Başlıkta da ifade ettiğim üzere, yalakalığın kuldan utanması da yoktur Allah' tan korkusu da, zira ne ayıbı bilir ne de günahtan korkar yalakalık eden.                                                                             
 
    İktidar olduğundan bu yana AKP ve başındaki R.T.E her ne kadar takiyecilik ruhuyla gömleğimi çıkardım, değiştim diyor olsa da; özellikle son günlerde internette dolaşan 90 lı yıllardan bu yana konuşmalarının yer aldığı videolardan şahid olduğumuz gibi onların niyeti zaten açık ve net. Sürekli çatıştıkları rejimi üslubu ile sistemli olarak değiştirip yerine islami bir cumhuriyet kurmaktır tüm arzuları. Bu yüzden bizim yazı içeriğindeki tepkimiz daha çok, AKP ye değil de kraldan çok kralcılık eden yalakalarına olacaktır. Bu kadar yıllık pervasızlığa, yanını yandaşını kollayan kendi vatandaşını hakir görecek kadar içinden geldiği topluma tepeden  bakan bir zihniyete şahit olduğu halde, halen birileri el pençe divan ve padişahım çok yaşa edasıyla alkışa devam ediyorsa; Yukarıdaki başlığımız da taşın gediğine oturması kadar denk düşmüştür.
 
    Yalaka, hepinizce malum olduğu üzere kendi menfaat ve çıkarları için el pençe divan duruşuyla birilerini abartılı şekilde öven, o nun gözüne girmek için her türlü şaklabanlığa hazır olanlara denir. Bir anlamı daha vardır ki, bu nu herkes bilmiyor olabilir. Ayakkabıların tabanına bulaşan çamurları temizlemeye yarayan araç ya da alete de yalaka denir ve genellikle kapı önlerinde, merdiven başlarında bulunur. Hangi anlamıyla kıyaslasanız tarif ve tasvirinde AKP' nin o eşsiz yalakalarını görürsünüz.
 
     Bunların en büyük marifetleriyse, dikkatleri ardından yürüdüklerinin üzerinden dağıtmak için sürekli olarak başkalarına saldırmak, gerekirse çamur atıp akıl almaz iftiralarla insanların namus ve şerefleriyle dahi oynayacak kadar arsızlaşmaktır. AKP yandaşı  medyanın bu anlamdaki başarılarını (!) görmeyen tek bir ademoğlu kalmamıştır herhalde bu ülkede? Geçtiğimiz günlerde TARAF gazetesinin acar (!) köşe yazarlarından birini kendi tuzağına düşürmek maksadıyla hazırlanmış düzmece bir senaryo ve telefon görüşmesinin ardından, bahsi geçen yazarın olayı sanki gerçekmiş gibi köşesinde yazması ve yine her zamanki o alçakça alışkanlıkları na binaen çamur ve iftira atması, bu ülkedeki kepazeliklerin artık ne kadar pespaye bir noktaya geldiğini de göstermektedir.
 
     Evet, sırf yalakalığını yaptıklarını masum ve günahsız hatta eşi benzeri olmayan alim kişilermiş gibi göstermeye çalışan kaburgasızların yapmadığı tek şey ise, kendilerinin aksine bizlerin belge ve kanıtlarıyla beraber ortaya koyduğumuz tek bir konu hakkında dahi müspet bir cevap vermek olmuştur. Tam bu noktada sıkışacaklarını anladıkları için de, derhal RTE muhaliflerine salya sümük saldırmak, akılları sıra onların açığını bulmak yolunu seçmişlerdir daima. Ana muhalefet partisi liderinin yürüyen merdivendeki yanlışından dahi kendisine menfi bir pay çıkaracak kadar saldırganlaşan bir politikacının yalakalığını yapanların, hal ve tavırları bizi asla şaşırtmamıştır zaten. Meşhur sözdür, İMAM YELLENİRSE CEMAAT....... !
 
    Bakın bu yalakalara aylardır hatta yıllardır bazı şeyleri sorarız ama sorduğumuzla kalırız, zira zaten verecek cevapları olmadığı için bu sualleri soran bana, bu sitede ülkenin başına musallat olmuş AKP felaketini anlatan arkadaşlarıma değerli büyüklerime şuursuzca ve ağızlarından salyalar akıtarak saldırmayı tercih etmişlerdir. 
 
     Bu ülkede bir vatandaş ekmek çalsa şikayet durumunda yargının karşısına çıkıyorken, hakkında hazırlanmış onca dosya olduğu halde RTE' nın neden yargı karşısına çıkmadığının cevabını bu yalakalar asla vermeyecektir. Ama referandum öncesinde yalakalığını yaptıklarının ağzıyla ve de ondan daha gür bir şekilde, ''Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü'' diye bağıran da bu yanaşma takımı olmuştur. Artık her geçen gün, Ergenekon senaryolarının içi boş birer iftira olduğu bir bir ortaya çıkıyorken; 3 yıldır neden onca aydın, gazeteci, asker ve tek ortak özelliği AKP muhalifi olmak olanların ceza evlerinde tutulduğunun mantıklı tek bir cevabını bu yalakalardan alamazsınız. Hatta bir kaç gün önce oda tv de yayınlanıp, gazeteci Soner YALÇIN'ın da tutuklanmasına sebep olan videoları sorsanız bu yalakalara, utanıp sıkılmadan ergenekonun işi diyeceklerdir. Bu yalakalar sözde Bülent ARINÇ suikasti hikayeleri için de hep bir ağızdan ve salya dökerek linç söylemleri kullanıyorlardı her buldukları fırsat ve ortamda. Bu ülkede devletin en yüksek mertebedeki sırlarının saklandığı kozmik odalara bile yandaş medyanın senaryoları ile girilmesi bu yalaka takımını asla rahatsız etmemiştir. Zira onlar için bu topraklar üzerinde kazanılmış zaferler, verilmiş mücadeleler ve en nihayette yedi düvelin imrenerek baktığı bir Cumhuriyet değerli değildir, onların yegane zenginliği AKP ye, dolayısıyle iktidara sırt dayamak ve bundan maddi manevi nemalanmak olmuştur. 
    Evet sevgili dostlarım yukarıda da ifade ettiğim gibi yalakalığın kuldan utanması, Allahtan  korkması olmaz gerçekten, zira yalakalık eden, yalakalığını yaptığından daha pişkindir. Bu ülkede meşhur kayıp trilyon davası olmuştur, adı geçenlerden birisi yargılanmış bir diğeri yargılanmadığı gibi; bir dönem aynı partide yer aldığı yargılanan kişiyi de makamı itibarıyle affetmiştir. Bunu sorduğumuz eski yazılarımızda yalakalar yine cevap vermek yerine, işkembe-i kübradan sıyırarak padişah efendilerinin muhaliflerine yine salya sümük saldırmayı seçmişlerdir. Biz bunlara RTE. Filistinliler için İsraile kafa tutacağı kadar, bin yıllık tarihinde ilk defa kendi döneminde askerinin başına geçirilen çuvalın hesabını sorsun dedik, yalakalar yine pişkince ve de pervasızca saldırmayı tercih etmişlerdir. Bu gün bunlara sorarsanız, Mısır'daki olaylar esnasında Mübarek'e akıl varmeye kalkan RTE Libya' daki olaylar esnasında Kaddafi'ye neden bir kelam edemiyor diye; Diktatörün elinden alınmış ''İnsan Hakları Ödülü'' nün yaşattığı ezginlik ve sükuneti itiraf etmek dürüstlüğü yerine, yine iktidara yaranmak için, gerekirse Atatürk' e kadar dayandıracakları muhaliflerine saldırmayı ve hakaret etmeyi tercih edeceklerdir. Bunlara özelleştirmeler yolu ile yandaşların nasıl yol buldurulduğunu anlatıp, belgeleriyle de sorsak nedir bu diye biz yalancı oluruz onlar doğrucu Davut. Öyle ya, 3 senedir uydura uydura yazdıkları senaryolardan bir tek suç isnatlayıp ispatlayamamışlardır ama onlar doğru söylüyor biz yargının dahi elinde mevcut dosyalarla anlatırsak yalan ve iftira. Bir de her aklıma geldiğinde sorsam da tek bir yanaşma ve yalakanın cevap vermediği bir sualim olacak. Eski bir TSM sanatçımız Sevim TANÜREK yaya vaziyette giderken aracıyla o na çarpıp ölümüne sebep olan ve 8/8 hatalı görünen Recep Tayyip Erdoğan' ın oğlu sizce neden yargılanmadı? Alkol yasaklarıyla ilgili tartışmalar esnasında, ''alkollü olarak trafiğe çıkanların ölümüne sebep oldukları insanların vebalini kaldırabilirmisiniz diye'' nutuk çeken RTE nın oğlunun sebep olduğu bu ölümlü kaza için ve hiç ceza almayışı için ne diyorsunuz hakikatten? ..... ......!!  Evet sevgili dostlarım, bu yalakalığın hakikatten kuldan utanması, Allah'tan korkusu yok.
 
   Bir de özellikle bu site sayfalarında köşe köşe dolaşıp, sanki bizlerce sınıflandırılıyormuşlar havası estirerek ve bunun için sık sık göbeğini kaşımak ifadesini kullanarak duygu sömürüsü yapmaya çalışan sivri zekalılara da seslenmek istiyorum. Kaşınmak her canlının yaşayabileceği bir reflekstir, ancak Allah insanı yaratırken o na düşünme yeteneği vermiştir ve insan diğer canlılardan farklı olarak edep ve adabıyla kaşınır. Merak etmeyin zavallı yalaka arkadaşlar bizim de göbeğimiz kaşınabilir sizler gibi ve mutlaka da kaşınıyordur, göbeğimizi kendi evimiz sınırları içinde veya  çok yakın aile bireylerimiz yanında kaşıyorsak bunda zaten bir sorun yok. Ama ulu orta, sokakta parkta bahçede misafirlikte v.s açıp göbeğimizi kaşıyorsak amiyane tabiriyle buna ayılık derler. Yani tekrar tekrar ifade ederek böbürlendiğiniz göbek aktiviteniz buysa çok enteresan, zira ayılık diye tabir edilen medeniyetsiz bir refleksinden ötürü kendiyle iftihar edenine de ilk defa rastlıyorum, şaşırdım doğrusu...! 
 
    Türkiye akla mantığa sığmayacak kadar kabus ölçüsünde kötü bir 8 yıl geçirdi sevgili dostlarım, nemalananı, at gözlüğüyle dolaşanı bananecisi ve herşeyden önemlisi işte yukarıda tarif edebildiğim kadarıyla utanmaz bir aymazlık ve yalakalık yapanıyla AKP iktidarına terkedilmiş bir 8 yılımızı kaybettik. Yaşadıklarımızdan ders çıkarabilirsek eğer görürüz ki, artık bu ülkenin kaybedeceği veya feda edeceği 8 günü bile yoktur. Bu noktada her birimizin yegane görevi en yakınımızdakilerden en son ulaşabileceklerimize kadar , AKP nin gerçek niyetini ve gerçek yüzünü anlatmak hatta ezberletmek olmalıdır. Zira uzun süren bu karanlıktan ışığa kavuşabilmenin tek yolu,  yobaz zihniyetlerin esir almaya çalıştığı beyinleri aydınlatmaktır...


23 Şubat 2011  08:55:34 - Okuma: (735)  Yazdır




İstatistik