Yazı

Şirince Köyü’nde Çirkin Oyun
Şirince Köyü’nde Çirkin Oyun 

Özgür Aydoğan

Bir süredir arkadaşlarım ve dostlarım kişisel e-posta adresime ve facebook adresime Şirince Köyü hakkında mesajlar yolluyorlar, bana Şirince Köyü’nün yıkılacağını duyduklarını söylüyorlar ve orada neler olduğunu öğrenmek istiyorlar.

Buradan sesleniyorum oyuna gelmeyin dostlar, yalanlarla dolu aldatıcı mesajları dikkate almayın. “Şirince yıkılmasın” adıyla kurulan facebook grubunu inceledim, sayfanın duvarında şunlar yazıyordu;
Şirince'de Nişanyan Evleri başta olmak üzere 22 yapıyı İzmir Valiliği yıktıracak. Bu vahşete dur demeliyiz. Gelin bize el verin, moral verin. 9 Mart'a kadar Şirince'de misafirimiz olun. Gece kalamasanız da pikniğe gelin. Ben de varım deyin! Bu alçakları beraber yeneceğiz!!!”
 
Bu yazılanlar doğru mu?
Tabi ki doğru değil. Nişanyan kendi kanun tanımazlığına iyi niyetli yurttaşlarımızı alet etmek istiyor. Yalan yanlış bilgiler paylaşarak kamuoyunu yanıltılmaya çalışıyor. Ben Şirince Köyündeki evine tadilat yapmaya kalkıp kendini cezaevinde bulan birçok insan tanıyorum. Bir çivi çaktığı için türlü cezayla karşılaşan Şirince halkına işleyen kanun tabi ki Sevan Nişanyan için de geçerlidir. Her ne kadar kendini anıt mezarlara layık görse de oda bizim gibi bir insan. Yasalar herkes için geçerlidir, hukuk herkese lazımdır. Ayrıcalık söz konusu olmamalıdır. Her önüne gelen istediği yere istediğini yaparsa ne olur bunu defalarca gördük. Şirince Köyü doğası ve dokusu ile beraber korunması gereken bir mirastır ve bu mirası gözünü para hırsı bürümüş kanunsuzlardan korumak her yurttaşın görevidir. Yıkım kesinleşince “gelin kalın herkese oda var, kalmasanız da pikniğe gelin” diyen Nişanyan türlü vaatlerle insanları yıkıma karşı koymaya çağırıyor. Acaba bu yıkım gündeme gelmese yakın zamana kadar fahiş fiyatlarla kiraladığı odaları bu kadar cömertçe dağıtır mıydı? Asker ve polisin karşısına hiçbir şeyden habersiz masum insanları dikmek istiyor fakat orada herhangi bir olumsuzluk olması ihtimalini düşünüyor mu acaba? Yaşanacak bir gerginlikte zarar gören insanlara bakıp halimize kıs kıs güler mi düşünmeden edemiyorum.
 
Asıl alçaklığı kim yapıyor?
Görevini yapan, kanunları uygulayan memur ve işçilere “alçaklar” diyen bu insana birkaç alçaklık örneği vermek isterim;
 
Yıllarca beraber yaşadığı eşinin başından aşağı dışkı atmak alçaklıktır.
Yaşadığın ülkeye ihanet etmek alçaklıktır.
Sana kardeş diyen milletin mezar taşına bile hakaret etmek alçaklıktır.
Bir milletin bağımsızlık ve kurtuluş savaşına hakaret etmek alçaklıktır.
Dünyanın önünde saygıyla eğildiği M.K. Atatürk’e saldırmak alçaklıktır.
Her fırsatta hakaret ettiğin bir milleti kendi suçlarına alet etmek alçaklıktır.
 
Gücünü kimden alıyor?
Kimisine göre lobi kimisine göre para. Peki, gerçekte kim savunuyor bu adamı? Kendisinin 1974'te ABD'ye giderek Yale Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi'nde öğrenim gördüğünü biliyoruz. Belli ki orada tahmin ettiğimizden farklı eğitimler de almış. Tezgâhın çok arkalarını göremesekte neler olduğunu tahmin etmek çokta zor değil. Bu konu hakkında konuştuğum arkadaşlarımdan çok şaşırtıcı bilgiler aldım. Sevan Nişanyan’ın avukatlığını yapan Salih Tosya’nın aynı zamanda Akp Selçuk İlçe Başkanlığının da avukatlığını yürüttüğünü ayrıca aynı kişinin Akp ilçe yönetim kurulunda görev aldığını duyunca çok şaşırdım. Duyduklarıma inanmak istemedim fakat bunları ispatlayan belgeleri gözümle görünce ikna oldum. Zaten kimsenin inkâr ettiği de yok. Nişanyan çok sıkışırsa tabi ki birileri onu savunmalıdır bu onun en doğal hakkı.
 
Basın mensuplarını baskı altına almak istiyor.
Kendi kurduğu gurupta Selçuk İlçesindeki gazeteciler hakkında şunları söylüyor;
Selçuk Kaymakamı Aziz İnci geçen gün yerel gazetecileri toplamış. Nişanyan'ın haberini yapmayın, adamı kahraman yapıyorsunuz diye söylenmiş. Onlar da ehüm ühüm, efendim, sayın, bişeyler mırıldanmışlar.”
Her konuştuğu haber olan bazen manşetlere kadar çıkan Nişanyan bütün Şirince Köyü yanındaymış gibi açıklamalarda bulunuyor ama gerçek böyle değil. Selçuk ve Şirince halkının Nişanyan’ın yanında olmadığını herkes biliyor. Şikâyet ettiği Selçuk gazeteleri “Şirince protestoya hazırlanıyor” şeklinde başlık atacak kadar demokratik. Bana sorulursa bu tür yanıltıcı başlıklar atmaktan kaçınılmalı. Bu güne kadar her yaptığı olayı haber yapan gazetecileri nasıl şikâyet ettiği ortadadır.
 
Ne yapılmalıdır?
Daha önce CHP Selçuk İlçe Başkanlığı Atatürk hakkında söyledikleri nedeniyle Sevan Nişanyan hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Çeşitli sivil toplum kuruluşları Sevan Nişanyan’ın yaptıklarına tepkilerini demokratik şekilde dile getirmişti. Buradan hepsine sorumlu davrandıkları için teşekkür ediyorum. İdarenin tasarrufuna kabadayı gibi cevaplar vererek ne yapmak istenmektedir anlamak mümkün değil. Bize düşen tahriklere karşı uyanık olmaktır, sağduyulu ve sorumlu davranmalıyız. Hiçbir lobinin gücü bizim birlik ve beraberliğimizi bozmaya yetmez. Ortada bir hukuksuzluk varsa bunun yeri mahkemelerdir. Kimsenin ayrıcalık beklemeye hakkı yoktur ve olmamalıdır. Kamuoyuna ve Şirince Köyü halkına çağrım şudur; Kanunsuz çağrılara cevap vermeyin yanıltıcı mesajlara karşı etrafınızdaki herkesi uyarın ve bu yazıyı konuyla ilgili herkes ile paylaşınız.
 
Özgür Aydoğan

16 Şubat 2011  10:43:35 - Okuma: (2022)  Yazdır




İstatistik