Yazı

Kuvvetler Ayrılığı ve Demokrasi…
Kuvvetler Ayrılığı ve Demokrasi… 

Yaşar Varış

Demokrasilerin birinci ayağı seçim ve parlamento ise ikinci önemli ayağı da “Kuvvetler ayrılığı” ilkesidir.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi kişi veya grupların zorbalığına son vermek, kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına almak için anayasa hukukuna girmiştir.
Bu ilkeye göre devlette Yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden bağımsız, birbirini denetleyen ve denge içinde çalışırlar.
Yürütme erki, Hükümet, siyasi iktidar, kabine sözcükleri ile de anılan ve ülkeyi yöneten iradedir. Başbakan ve bakanlar ile onların alt birimlerinden oluşur.
Yasama erki, genellikle parlamento olarak adlandırılır. Bazen tek meclisten bazen de çift meclisten oluşur. Milletin vekilleri burada görev yaparlar. Adından da anlaşılacağı üzere yasaları yaparlar, hükümeti ve çalışmalarını denetlerler.
Yargı erki ise hem yasama organının yaptığı işleri hem de yürütme organının yaptığı ileri anayasaya ve ülke yararlarına uygunluk açısından denetler.
Bu üç erk bir elde toplandığında ülkede demokrasiden her an uzaklaşma, diktatörlüğe, zorbalığa adım atılabilir. Bu tehlike her zaman vardır
Çünkü elinde erk ya da kuvvet bulunduran her makam ya da kişi bu gücü kötüye kullanabilir.
Bunun için erklerin ya da kuvvetlerin ayrı ayrı ellerde bulunması gerekir. Bu demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından biridir.
Son günlerde ülkemizde yaşanan sorunların altında da bu yatmaktadır.
Seçim yasasının antidemokratik yapısı gereği AKP aldığı oya göre parlamentoda büyük bir çoğunluk elde etmiştir.
Buna bir de antidemokratik siyasi partiler kanunun ve lider egemenliği de eklendiğinde ülkemizde Yürütme organı olan hükümet yasama organından her istediği yasayı çıkarmaktadır.
Yasama organı Hükümeti yeterince denetleyememektedir.
Pratik olarak yasama ile yürütme aynı iradenin elinde birleşmiş durumdadır.
Cumhurbaşkancılığı, Yüksek öğretim kurumu, ona bağlı olarak üniversite rektörleri ve bir çok kamu kuruluşu hükümetin emrinde çalışmaktadır. Buna çok sayıda valilikleri de eklersek AKP nerede ise tüm ülkede tek egemen güç durumuna gelmiştir.
Sıra Yargıdadır.
Hâkimler savcılar Yüksek kurulunun yapısının değiştirilmesi ile hükümet yargı üzerinde de etkin olmak isteğini belli etmiştir.
Bu istek ve uygulamalar yargıyı da olumsuz olarak etkilemekte,yer yer bazı yargı mensupları Türk milleti adına vermesi gereken kararlarda, Türkiye cumhuriyeti savcısı olarak yapması gereken soruşturmalarda iktidar yanlılarını kayırma yoluna gidebilmektedir.
Son günlerde Kayseri belediyesi ile ilgili olarak ortaya atılan iddialar bunu doğrulamaktadır.
Yapılacak iş bellidir. Kayseri Cumhuriyet savcılığı yapılan açıklamaları ihbar kabul edip derhal konuyu araştırmalı, hem iktidar hem de muhalefet ve Türk halkı rahatlamalıdır.
Bu gidiş demokrasimiz adına tehlikeli bir gidiştir.,iyi değildir.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi iyi kavranmalı, yasama, yürütme, yargı arasındaki denge bozulmamalıdır.29.12.2010

29 Aralık 2010  21:28:47 - Okuma: (602)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik