Yazı

Güneydoğu bölgemizde neler oluyor?
Güneydoğu bölgemizde neler oluyor? 

Yaşar Varış

Son günlerde televizyonu açtığımda programların yarıdan fazlasının Güneydoğu üzerine haber ve görüntülerle dolu olduğunu görüyorum.

“Diyarbakır’da şu oldu, Hakkâri’de bu oldu.
BDP eş başkanı şöyle dedi. BDP li milletvekili böyle dedi.
Abdullah Öcalan devlet yetkilileri ile görüştü.
Diyarbakır’da Kürt çalıştayı toplandı.
Güneydoğu illerindeki resmi dairelerde iki bayrak dalgalansa ne çıkar?
Okullarımızda iki ana dilde eğitim olmalı. Kürtçe de ana eğitim dili olmalı.
Andımız da değişmeli.
Çocuklarımız her sabah “Ne mutlu Türküm” yerine “Ne mutlu kürdüm diyene” demeli.
Esnaf Türkçenin yanı sıra Kürtçe levhalar kullanmalı.”
Ankara’dan çıt yok.
Olanlara yetkililerden ses çıkmayınca taleplerini her geçen gün biraz daha ileri taşınmaya başladılar.
Son günlerde başta Abdullah Öcalan olmak üzere tüm terör suçlularının affından tutun da Güneydoğuda özel güvenlik güçlerine ( Kürt ordusuna) kadar her şey açık açık dillendirilmeye başlandı.
Türkiye Cumhuriyeti adım adım bölünmeye doğru sürükleniyor. Bunu siyasetle birazcık ilgilenen herkes görebilir.
Ama ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruyacağına dair yemin edip göreve başlayan milletvekilleri, başbakan, bakanlar, Cumhurbaşkanı sanki misafir sanatçılar. Ettikleri yemini, sorumluluklarını unutmuşlar. Sesleri,solukları çıkmıyor.
Bir hukukçu olarak düşünüyorum.
Söylenenlerin, yapılanların hepsi anayasaya, mevcut yasalara aykırı. Her biri ayrı ayrı suç konusu.
Konuya anayasa açısından baktığınızda da;
Anayasamızın 3. maddesi gayet açık.
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı,şekli kanunda belirtilen,beyaz ayyıldızlı al bayraktır. Milli marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.”
Ve arkasından 4. madde bunları pekiştiriyor.
” 3. madde hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez” diyor.
Olanları siyasi partiler yasası açısından baktığımızda her biri pari kapatma sebebi.
Ceza yasası penceresinden baktığınızda da bu yüzden geçmişte binlerce insan hapislerde çürüdü. Halen de yatanlar var.
Ama Türkiye’de bu gün yasalara rağmen yapılan, ve görmezlikte n gelinen bir şeyler var.
Hukuk devletinde böyle bir şey olmaz. Olamaz.
İktidar partisi, tek başına devleti yöneten partidir. İstediği yasayı çıkaracak çoğunluğu vardır.
Güneydoğu bölgemizdeki sorunları çözmek için mevcut yasaları beğenmiyor ise gereğini yapmalı, istediği yasaları çıkarmalıdır.
Kanunsuz suç olmayacağı gibi, mevcut kanunlara göre işlenen suçları görmezlikten gelmek de  hukuk devletinde mümkün değildir.
Yoksa ileride görevi ihmalden tutun da görevini kötüye kullanmaya kadar,hatta vatana ihanet gibi  bir yığın suçtan dolayı yargılanmaktan kurtulamazsınız.22.12.2010


22 Aralık 2010  18:14:28 - Okuma: (334)  Yazdır




İstatistik