Yazı

Teksas olmaya doğru mu?
Teksas olmaya doğru mu? 

Etem Kutsigil

Rahmetli Attila İlhan, TV konuşmalarında birkaç konuya birden parmak basar, sonra da “Puzle (pazıl)ın parçalarını birleştirince görünen o ki;….”diyerek konuya etraflı bir bakış açısı getirirdi.

Bu günkü konumuz olan “Yeni Silâh Yasa Tasarısı”na da bu yöntemle farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum.
1. Süleyman Demirel, 1980 öncesinde “200 000 kişilik bir güç”ten bahsetmiş, fakat bu gücün ne olduğunu söylememişti.
2. Yakın geçmişte Ordunun asker sayısının azaltılması hatta “paralı askerlik” düşüncesi gündemdeydi. Gerekçesi “Sayıca az, savaşma gücü yüksek” bir ordu oluşturmaktı.
3. Asker sayısının düşürülmesi gündeme geldi, fakat “polis sayısının azaltılacağına” dair bir haber çıktığı duyulmadı. Tersine polis sayısının arttırılacağı haberleri çıktı.
4. Bir yıl kadar önce, AKP Hükümeti “Polis teşkilâtına ağır silahlar alma”yı gündeme getirdi.
5. Son öğrenci olaylarında polisin biber gazını, ziraî ilaçlamada kullanılan “sırt tulumbası”na benzeyen aletlerle kullandığını maalesef gördük.
6. Yakın geçmişte “Yugoslavya’da ordu ile polis çatıştı.” diye bir haber çıkmıştı gazetelerde.
7. “Silah Yasa Tasarısı” ile gündeme gelen ve “Bir kişinin 5 silaha kadar ruhsat verilebileceği, bunlardan iki tanesini taşıyabileceği” ile ilgili haber…
Bu puzle kartonlarını birleştirince aklıma gelen tehlikeyi yazmaya bile korkuyorum.
Önceden de yazmıştım, Türkiye öyle bir yer ki, “Saat kaç?” diye sormak, bile bir cinayet sebebi olabilmiştir.
Maça gidenlerin yanlarına döner bıçağı alması;
Trafik magandalarının öfkeye kapılıp diğer arabadakini dövmesi hatta öldürmesi;
Sarhoş olup kavga ederken, karşısındakini öldürmesi,
Düğünlerde milletvekilinin bile havaya ateş etmesi, başkasının da ateş ederken rasgele kişileri kaza kurşunuyla (!) öldürmesi; 
Asker uğurlamalarında havaya ateş edeyim derken, etrafındakileri vurması ve daha nice canilerin kol gezdiği toplumumuzda memleketi kovboy filmlerdeki Teksas’a çevirmesi, 5 ruhsatlı silah verip, ikisini taşıma hakkı verilmesi olacak şey mi?
Hükümet bu yasayla neyi amaçlıyor?
Deniyor ki;
Ruhsat verirken ruhsat almak isteyene, zorlaştırıcı önlemler getirilecekmiş.
Fasa fiso. Türkiye öyle bir yer oldu ki, “para” her kapıyı açar.
Deniyor ki;
“Ruhsatlı silahlarla işlenen suçlar, ruhsatsız silahlardan çok daha fazla.”
Magandalar ruhsatlı silahla magandalık yapamayacak mı?
Veya ruhsatlı beş tabanca alan, ruhsatsız altıncıyı edinemeyecek mi?
Turgut Özal silah satımını serbest bırakarak, ruhsatlı silah alımını teşvik etmişti.
Engelleyebildi mi ruhsatsız silahları?
Bence bunların hepsi hikâye!
Amaçlanan sonuç galiba, “Genel bütçeye gelir kaynağı yaratmak”
Başka bir tespitim de, Yasayı teşvik eden “Silâh lobisi”nin iyi kulis yaptığı.
TVde izlediğim bir programda AB ülkelerinin bu konudaki yasaları kıyaslanıyordu. Hiçbirisinde bizdeki yasayla en yakın bir benzerliği yoktu.
…..
Benzer durumları da hatırladığımda, aklıma gelen başka bir şey de, Ruhsat verecek kuruluşun (otomobil egzoz muayenelerinde olduğu gibi) yabancı şirketlere verilmesi.
“Olmaz böyle şey.” demeyin, olanların hangisini önceden düşünebilirdiniz?
Eğitim.
Deniyor ki, “Ruhsat alacak olanlar iki ay kursa tâbi tutulacaklarmış.”
Sürücü belgesi alırken olanları duyduktan sonra, dürüstçe ruhsat verileceğine gel de inan.
Muhtemel sonuç,
“NÜFUS PLANLAMASINA YARDIM”

16 Aralık 2010  21:25:22 - Okuma: (391)  Yazdır




İstatistik