Yazı

Futbolda Şiddet ve Yapılanlar
Futbolda Şiddet ve Yapılanlar 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Son günlerde yazılı basında yer alan haberlerde sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair çıkarılması planlanan ve halen üzerinde çalışılan ‘’5149 Sayılı Yasa’da’’ yapılması gereken yeni düzenlemelerin yaklaşık 1,5 yıldır sürüncemede kalması üzerine Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın devreye girerek, yasa tasarısı üzerindeki çalışmaların bir an önce tamamlanması ve tasarının TBMM Genel Kurulu'na sunulması talimatını verdiği yer aldı.

Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı, İçişleri ve Adalet Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Futbol Federasyonu uzmanları arasında devam eden görüşmeler, spor mahkemeleri'nin kurulması konusunda tıkanma noktasına gelince, Sayın Erdoğan'ın sorunların acilen çözülmesi ve üzerinde anlaşmaya varılan metnin komisyondan geçerek, yasallaşma sürecinin hızlandırılmasını istediği belirtildi.
Son olarak 19 Kasım 2010'da Futbol Federasyonu yetkilileri ile Adalet Bakanlığı'nın görevlendirdiği iki ceza hukuku profesörünün bir araya geldiği ve Spor Mahkemeleri konusunda ortak bir metin üzerinde anlaşma aşamasına gelindiği kaydedildi.
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak'ın da çabalarına karşın spor mahkemeleri'nin yargıya ek bir yük getireceği tezini savunan Adalet Bakanlığı'nın, Başbakan'ın talimatından sonra uzlaşmaya yanaştığı vurgulandı.
TBMM'de ele alınacak öncelikli yasa tasarıları arasına giren şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair yasa taslağının kanunlaşarak yılbaşından önce yürürlüğe girmesi ve 2011 yılından itibaren tüm spor müsabakalarında uygulanmasının öngörülüğü kaydedildi.
Aslında yukarıdaki habere bakıldığında mükemmel bir yasanın çıkacağı düşüncesi ağır basmaktadır. Ne var ki, kazın ayağı öyle değildir!
Sporda şiddetin önlenmesi konusunda Avrupa’da son 10 yılda bizat benim de içinde aktif olarak yer aldığım ‘’taraftar projeleri’’ ve ‘’sporda şiddete karşı alınması gereken önlemler’’ konusunda ciddi çalışmalar yapılmıştır. Buna karşın, ülkemizde ne Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığımız ne İçişleri ve Adalet Bakanlığımız ne de Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüz ile Futbol Federasyonu’muzun bu güne kadar Avrupa’da bu alanda yapılan çalışmalara eşdeğer ciddi ve yeterli bir çalışma yapmadığını maalesef burada birkez daha dile getirme zorunluluğunu duyuyorum.
Avrupa’nın farklı ülkelerde futbolda şiddetin önlenmesi konusunda çıkarılan yasaların yanında sivil toplum kuruluşları tarafından başlatılan ve ardından devlet tarafından desteklenen; İngiltere’de ‘’FSF’’, Almanya’da yıllar önce başlatılan ‘’Taraftar Koordinasyon Merkezi (KOS) Avusturya’da şiddet ve ırkçılığa karşı mücadele eden ‘’FAIR-PLAY’’, İspanya’da ‘’CEPA’’, İtalya’da ‘’PROCETTO ULTRA’’, Fransa’da ‘’FARE’’ gibi sivil toplum kuruluşları kendi ülkelerindeki Spor ve İçişleri Bakanlıkları tarafından desteklenip, Futbol Federasyonlarınca’da finanse ediliyorlarken, biz hala yasa çıkarmakla meşguluz!
Şunu artık mutlak surette algılamamız ve kabul etmemiz gerekir ki, sadece çıkarılacak ve kağıt üzerinde kalan, pratiğe pek uygulanmayan bir yasa ile hiç bir zaman ülkemiz futbolunda ya da sporunda yaşanan şiddetin önüne geçemiyecektir! Eğer öyle olsaydı spordan önce çıkarılan yasalarla hayatın diğer alanlardaki şiddetti de önlemiş olurduk.
Ben ısrarla diyorum ki; sadece polisiye önlemlerele şiddetin önüne geçemezsiniz. Şiddet bir öğrenme işidir ve şiddetin önlenmesi yine eğitim ve öğretimle mümkün olabilecektir. Bu konuda kafalarda oluşan soru ve sorunları ancak şu şekilde cevaplandırabiliriz;
İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkeler futboldaki şiddetti acaba nasıl asgari düzeye indirdi? Ya da şiddete katılanları sadece çıkarılan yasalarla ve verdikleri cezalarla mı önlediler? Hayır!.. Avrupa’da sporda yaşanan şiddet; Gerek UEFA’nın ve gerekse FIFA’nın taraftarlara yönelik hizmet veren yukarıda adı gecen sivil toplum kuruluşları ile özellikle sosyal alanda yaptıkları ciddi çalışmalar ve hayata geçirilen taraftar projeleri ile asgari düzeye indirilmiştir. Bu sayade taraftarların daha güvenli bir ortamda maç seyredebilmelerine de olanak sağlanmıştır. Avrupa’da Futbol Support Europa (FSE), Dünya’da Futbol Support International (FSI) bu alanda güzel örnekleridir. Her iki kurum UEFA ve FIFA tarafından desteklenen önemli taraftar projelerini hayata geçirmişlerdir.
Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Futbol Federasyonu hiç zaman kaybetmeden bu kurumlarla iş birliği yaparak organize bir çalışma başlatmalıdır. Avrupa Konseyi’nin “spor karşılaşmalarında özellikle de futbol maçlarında seyirci şiddeti ve kötü davranışı konusunda ‘’Avrupa Sözleşmesi” 25.09.1986 tarihinde Strazburg’da tüm Avrupa Konseyi ülkelerince imzalanmıştır Bu sözleşme’nin ülkemizce de imzalanması ‘’3608 Sayılı Kanun’’ ile uygun bulunmuştur.  Burada söz konusu olan ve Türkiyeninde imzalayarak kabul ettiği ama şu güne dek hayata geçirmediği kurum; Türkiye’de sporda güvenlik platformu yani ‘’taraftar koordinasyon merkezi’’ adı altında çalışmalarına başlamalıdır.
Taraftar koordinasyon merkezi; ülkemiz sporunda olabilecek şiddet ve benzeri olayları eğitim yoluyla en aza indirecek ve herkesin maçlara güven içerisinde gitmesine hizmet verecektir. Her şeyden önemlisi gerek takımlara ve gerekse stadlarımıza milyonlarca Lira zarar veren taraftarlardan kurtaracaktır.
Evet 10 yıllık deneyimim bana bunu ülkemizde başarabileceğimiz gösteriyor.
 
Saygılarımla
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI (UEFA Taraftar Experi)

11 Aralık 2010  20:23:51 - Okuma: (440)  Yazdır




İstatistik