Ne Mutlu Türk'üm Diyene

Ne Mutlu Türk'üm Diyene

Haber
19 Mayıs 2012  12:06:07 - Kategori: Duyuru - Okuma: 584

19 Mayıs, Türk tarihinde milli önem ve değere sahip olan, çekilen çilelerin ardından kutsaliyet kazanıp bayramlaşan mühim günlerdendir.

Bu bayramı anlamına uygun kutlayabilmek için de 19 Mayıs tarihinin 93 yıl öncesinde kök salan derin manasını idrak etmek gerekmektedir. I. Dünya Savaşı’nın ardından, asırlardır gözlerini Anadolu topraklarına dikmekten vazgeçmemiş emperyalist kuvvetler, ardı ardına süren savaşlarla büyük güç kaybetmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumundan istifade etmekte gecikmemiş, milletimize çok ağır gelen bir işgal ve saldırı devrini başlatmıştır. İşte böyle bir zaman ve ortamda, hasta sanılan bir millet şahlanmıştır.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yaktığı bağımsızlık, mücadele ve inanç ateşi, kutsal bir ağ olup tüm vatan sathını sarmıştır. Kuvay-i Milliye ruhuyla sürdürülen ve Türk insanının topyekun varlığını adadığı bu İstiklal Harbi, yokluklara, zorluklara ve etrafını çeviren tehdit çemberine rağmen zafere ulaşarak eşsiz bir yiğitlik destanının temel harcı olmuştur. Bu engin muvaffakiyet, düşmana etkisi asla geçmeyecek bir darbe indirmiş; eli kanlı istilacılara karşı kazanılan bu onur dolu zafer dünyanın tüm mazlum milletlerine örnek teşkil etmiştir.
19 Mayıs’ta başlatılan bu hürriyet davası, sadece askeri bir başarı olarak kalmamış; insanımıza milli bilinç, milli kimlik ve Türk olma gururu aşılayan bir süreç olmuştur. Onca sancıdan sonra çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşuna tanıklık değil, yolbaşçılık yapmıştır. Kurtuluşumuzun mimarı Gazi Mustafa Kemal’in “doğum günüm” diye nitelediği bu gün, “Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla tam bağımsızlığa kilitlenen Türk Milleti’nin de yeniden doğduğu bir milattır.
Atatürk’ün kahraman ve fedakâr milletimizin ellerinde yükselen böyle bir günü gençliğe armağan etmesinde de ayrı bir mana yatmaktadır. Toplumlar içinde yürütücü kuvvet kabul edilen gençlik, genç ve üretici beyinler olarak ecdatlarının miraslarını yaşatıp ülkelerini daha da ileriye götürebilecek olan nesildir. Bu nedenledir ki Mustafa Kemal, Türk Gençliği’ne güvenmiş; mazinin sorumluluğunu ve atinin inşasını onlara emanet etmiştir.
Sömürgeci güçlerin çağın şartlarına göre farklı ve çok yönlü olarak oluşturdukları tehditlerini, yine vatanımıza, birliğimize ve varlığımıza yönelttiği yeni bir aşamada 19 Mayıs’ın değeri zihinlerimizde daha bir farklı parıldamaktadır.
Milli Mücadele’ye yol açan şartlar, bugün ekonomik bağımlılık, dış politikada teslimiyetçilik, kültürel yozlaşma, milli onurdan yoksun liberalleşme, bölücü terör, suni kimlik tartışmaları, toplumsal gerginlik ve ayrışma şeklinde yeniden vücut bulmaktadır. O dönemde güçlü iktidar ve milliyetçi aydınlar sayesinde sesini çıkaramayan işbirlikçi zihniyet, maalesef ki günümüz iktidarının acziyet ve teslimiyeti karşısında, beşinci kol faaliyetlerinin de etkisiyle rahatça sesini yükseltebilmektedir.
Türk gençliği bu tuzaklara karşı dik durmaya devam edecek; dili, geçmişi, gelenekleri, ahlakı, dini, tüm milli ve manevi değerleri üzerinde oynanan oyunlara karşı da mücadelesini sürdürecektir. Türk Gençliği eğitim ve istihdam konusunda büyük sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple de ülkemiz ciddi bir beyin göçü sıkıntısıyla karşı karşıyadır. Bunları aşabilmek için yapılması gereken, bu yurdun evlatlarının yeteneklerine ve akıllarına inanmak, ihtiyaçlarının giderilmesi için tüm devlet kurumlarını seferber etmek, milli bir gençlik politikasıyla istikrarlı bir kalkınmanın atılımını gerçekleştirmektir.
Ülkücü gençlik bu noktada, “muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda olduğu” bilinciyle üzerine düşen görevi yapmaya, vatana ve tüm aidiyetlerine sahip çıkmaya, toprakları ve millet fertleri üzerinde kurulan tezgâhları parçalayıp devletini aydınlığa kavuşturmaya, Ata’sının izinden yürümeye kararlı ve bu güce vakıftır.
Ülkü Ocakları, tarihi sorumlulukları, milli anlayışı ve var oluş gayesi gereği, düşlenen gençliği yetiştirme konusunda samimi gayretlerini sürdürecek, 19 Mayısların verdiği iletiyi milletimize ulaştırma konusunda mücadelesine milli şuurumuzdan ve imanımızdan aldığımız güçle, “Türk’ün ateşle imtihan edildiği” bu yolda, canla başla mücadele etmeye devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türk Milleti’nin bağımsızlık aşkının, mücadeleci ruhunun, vatanın bölünmezliğine olan imanının ve cefakâr ahlakının çelikleşmiş ifadesi olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; gençliğimize ve tüm milletimize hayır getirmesini temenni ediyoruz. Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan ve hürriyet uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!
Memiş ESENER
Selçuk Ülkü Ocakları Başkanı


Haber





İstatistik